Size 2kilobyte.org’un farkını gösteren bir yazı daha yazacağım (mükemmelliÄŸimi alçakgönüllüğüme borçluyum). Kızılderilileri bilirsiniz (bununla ilgili de bir yazı yazacağım aslında, kızılderili bize dedirtilen bir ibare, amerika-avustralya yerli insanları daha doÄŸru) Kızılderili atasözü denilen atasözlerine dikkat ederseniz en çok doÄŸaya ve insana saygı üzerinde en uç noktaları belirten kısa ama tam yerinde düşüncelerdir. Bir de insana saygı ve insan iliÅŸkileri üzerinde yazılmış olan tonlarca sosyoloji kitaplarına bakın. Cilt cilt kitaptan belirli belirsiz öğrenebileceÄŸiniz sadece bir kaç cüme kalır geriye. Sonra da atasözleriyle karşılaÅŸtırın, o zaman bunca kitap neden yazıldı?
ÇeliÅŸki burada baÅŸlıyor aslında. Atasözlerini söyleyen atalar nerelerde kalmışlar? Kendi kitapları bile yok. İlerleme, teknoloji, iÅŸbirliÄŸiyle çağı yakalama konularında altın deÄŸerinde kuralları söylemiÅŸler kendileri ama bir kitap bile yazamamışlar. Bu çeliÅŸki baÅŸka iÅŸlerde de var. Kızılderililerden günümüze damgasını vurmuÅŸ hangi teknoloji var? Ama lafları kitaplara sığmayacak kadar anlamlı. Peki neden böyle… Cevabı diÄŸer kızılderili atasözlerinde bulabilirsiniz. Bir mantık vardır (polyanna yozlaÅŸtırmacası deÄŸil bu), ihtiyaçların azalması da zenginleÅŸmektir, ihtiyaçlarını azaltacak paranın artması da. Yani illa milyon dolar sahibi olmanıza gerek yok. Zaten istediÄŸiniz ÅŸey elinizdeyse, elinde milyon dolarlar var olandan bir farkınız yok (milyon dolar isteyenler müstesna). Burada ne isteyip istemediÄŸiniz size kalmış. Yani fakir olmanın iki yolu var. Bir, çok para kazanmamak; iki dünyayı satın alamamak… Bu baÄŸlamda ne kadar fakir olduÄŸunuzu düşünün. 21. yüzyılın hepimize attığı en büyük kazık ÅŸudur ki (17. yy’den itibaren katlanarak gelen) geliÅŸen teknolojiyi kullanmayanlar fakir olarak ilan edildi. Fakirsiniz: eÄŸer son tekstil modasına uygun deÄŸilseniz, ayakkabınız parlak deÄŸilse, yazın güneÅŸ gözlüğü kullanmıyorsanız, arabanız yoksa, bulaşık-çamaşır makinanız, cep telefonunuz, tv’niz vs… yoksa. Hiç abartmadan yazdım burada mevzu bin kat daha derinleÅŸtirilebilir. Fakat çıkarılamayacak fikir ise teknolojinin kullanılmaması gerekliliÄŸidir. Peki fikir nedir, kızılderililer ne kadar suçlu, kaderi yanlış mı anlamışlar, var olanla yetinmeleri tembellik mi?
Öncelikle kızılderililerin neyi nasıl anladığını bilemem, ama tembel olduklarını düşünmüyorum. Kaderi yanlış anlayanlar zaten müslümanlar olmalı (öbürü neyi yanlış anladığını bilmez, dolayısıyla yanlış anlayamaz). Bir insanb bana bunlar yeter fazlası lazım deÄŸil diyorsa tamamen kendi bileceÄŸi bir ÅŸeydir. Bu onu fakir yada tembel yapmaz. Ama teknolojileri geridir, bu baÄŸlamda ilkeldirler. Buna ÅŸu sıralar tv’lerde çıkan Human Planet belgeselindeki afrika insanlarını da dahil edebilirsiniz. Ne kadar medeniyetten uzaklar deÄŸil mi?
Bu arada medeniyet dediÄŸin tek diÅŸi canavardan uzak olmaları ne kadar iyiymiÅŸ deÄŸil mi? “Yok ya, o istiklal marşındaki gereksiz bir benzetme” diyorsan ÅŸu an o diÅŸ, bir taraflarından kan çıkartıyor demektir. Medeniyet insanı hayvandan ayıran, iÅŸbirliÄŸi içerisinde kurulmuÅŸ toplumsal altyapıya denir, yani uygarlık. Sözde medeni olanlar yüz yıl önce avrupaydı. Mehmet Akif’in “medeniyet dediÄŸin” dediÄŸi, karşısındaki kiÅŸinin medeniyet dediÄŸidir, kendi dediÄŸi deÄŸil (belkide Akif’in karşısında sarhoÅŸ neyzen vardı, anladınız siz). Medeniyetin amacı nedir? Tiyatro ekibi kurup oynamak mı?(hayalcilere kapak olsun) Birini yönetici birini halk yapmak mı? (anarÅŸistlere kapak olsun). Yoksa ne yapsın insanlar evrimleÅŸmiÅŸlerde iÅŸte bir takım yetenekleri var olmuÅŸ, zaten eskiden böyle barışta yokmuÅŸ, içgüdüsel olarak toplu mu hareket ediyorlar ? (evrimciler siz Allah’a emanetsiniz zaten).
Medeniyetin tek bir amacı vardır, insanların mutlu bir şekilde hayatlarını devam ettirmeleri. Medeni olmak insanı diğer tüm canlılardan ayırır. Hatta insanlık medeniyettir, medeni olmayan yani başkalarıyla faydalı ilişkiler kurmaktan kaçınan kişiler aynı derecede insanlıktan da uzaktırlar. Mutluluk nedir? Bu kavram da önemlidir. Tinerci grupları mutluluktan uçarlar. Ama milyon kişiden on bin kişi tinerci olmak ister. Geri kalanlar bundan mutsuz olurlar. Medeniyet çoğunluğun mutlu olmasıdır, hatta dikkat ederseniz mutluluk tanımı zaten kendi içerisnde evrensellik taşımak zorundadır. Mutluluk sizce nedir diye bir şey yoktur, o o kişinin mutluluğudur, ancak mutluluk nedir derseniz bu evrenseldir. Bizde bununla ilgileniyoruz. Adam sadisttir, acı çektirmek onu mutlu eder, bize ne, isterse öte tarafta aşırı şefkatli biri dilencilik yapıp fakirleri doyurmakla mutlu olsun; ikisi de aynı derecede evrensellikten uzaktır. Fakat genel algı itibariyle başkalarına acı çektirmek kötüdür. Ancak evrensel mutluluk ve sosyal birliktelik öyle bir yapıdırki birinin fakirler için tek başına dilencilik yapmasını da kabul etmez. Fakat bu toplumsal birliktelik öyle bir başlancıç ve son içerisindedirki zaten sağlandığı zaman fakir diye bir şey kalmaz. Nerelerden nereye geldik. Ancak bunlar bir aletin devre kartları gibi, bunları atlarsak bu yazıyı okuyan devre mühendisleri hemen itiraz eder.
Åžimdi bakalım afrika insanı mı daha mutlu avrupa insanı mı? Kızılderililer mi daha mutluydu ÅŸu an new york’ta yaÅŸayanlar mı? Görünen bütün avrupa vs..nin mutluluktan uçtuÄŸudur ve bu yüzden tüm hapishaneler, hastahaneler, tımarhaneler doludur. Ne de olsa bunlarda modern dünyanın insana verdiÄŸi hizmetler. Hala jeton düşmediyse ben de ÅŸunu derim, bugün herkesin kabul ettiÄŸi bir ÅŸey vardır, modern dünya da tüm insanlar birbirlerinin kuyusunu kazarlar; her iÅŸ sektöründe durum aynıdır; herkes hırslıdır, para için her ÅŸey yapılır. 100 kiÅŸinin yaÅŸadığı böyle bir yerde kaç kiÅŸi mutlu olabilir? 10 kiÅŸi “köşeyi döner” yani arkasına bakmaz. Köşede duranlar gelenlere çelme takmaya çalışır. Bazıları iflas edip ezik, fakir, halk görünümü verir, bazıları aynı görünüm altında o 10 kiÅŸinin içindedirler, bazıları sürekli gider-gelir çok azı elinde var olanla yetinir, hırssız yaÅŸar. Hırsızlar da vardır, hem de pek çoktur. Burada insanların çalmaları için fakir olmaları gerekmez. Sonuç itibariyle bu 100 kiÅŸi içerisinde 20 kiÅŸiye mutluluk yaÅŸatan (mutluluk tanımına geri dönün) sistem neredeyse tamamen mutsuzluk üzerinedir ve dolayısıyla medeniyetle uzaktan yakından alakası yoktur. Fakat bir toplumdaki insanlar birbirlerini yemeden iÅŸbirliÄŸi içerisinde yaşıyorlarsa o toplum medenidir. Nitekim kızılderili atasözlerinin ÅŸu zamandaki kitaplardan farkı da ÅŸudur; o insanlar zaten yaÅŸadıkları yaÅŸam sistemini anlatmışlardır sözlerle; kitaplar ise çalıntı fikirlerdir.
Peki medeniyet nasıl gelir? Nasıl çoÄŸunluÄŸun mutlu olması saÄŸlanır? Herkes ne ÅŸekilde aynı mutluluk ölçeÄŸine sahip olur? Buna imkansız demeyin, istisna kabul etmez bir ÅŸekilde herkesin aynı ÅŸeylerle mutluluÄŸu saÄŸlanmazsa medeniyet asla saÄŸlanamaz. Nispi medeniyet de olmaz (daha önce demiÅŸtik). Bölünmüş mutluluk her zaman için yanlıştır ve birilerinin birilerini kandırdığını gösterir. Bundan sonrasını müslümanlar okusun. Herkes insandır. Tüm insanları Allah yaratmıştır. İnsanların ortak çok özelliÄŸi vardır. Bu ortak özelliklerin bazıları coÄŸrafyaya göre çeÅŸitlenir, bazıları tarih kronolojisine göre. Fakat renk aynıdır, sadece ton farkı vardır. Allah artık teknolojiye hazır hale gelen insanlara son kutsal kitap Kuran-ı Kerim’i göndererek adeta onlara bir kılavuz vermiÅŸtir. Bu kitaba hoca olarak peygamberimizi insanlığa göndermiÅŸtir (S.A.V). EÄŸitim baÅŸlamıştır, eÄŸitim sistemi kurulmuÅŸ ve islamiyet bu günümüze kadar böylece gelmiÅŸtir. Bu aÅŸamalarda mezheplerin çıkışı aynı renk farklı ton olan insanların da mutluluk ortaklığına girmelerini saÄŸlamıştır.Bu son paragrafta demek istediÄŸim ortak mutluluk kaynağının sadece din olabileceÄŸiydi. Çünki yaratılmış olan insanlar kendi ürettikleri fikirlerle ancak bir yere kadar gidebilirler. İtaat’in ortak olması ÅŸarttır (itaat sadece bir yönü, bu iÅŸin daha çok fazla yönü var). Neyse İslam tüm kurallarıyla beraber bütün bir medeniyetin var olmasının tek çözümüdür. Bu iÅŸin baÅŸka yolu olamaz. DiÄŸer az çok islama yakın derecede medeni olan eski veya yeni toplumlar ise muhtemelen İslamdan önce kendilerine gönderilen semavi emirleri uygulamaktadırlar (zamanla tahrif edilmiÅŸ olabilir, ÅŸu anki durumları ve islamla olan irtibatları Allah’la onlar arasındaki bir meseledir, Allah mutlak adalet sahibidir.<mutlak=sınırsız>). Son olarak, İslam’ın anlayamadığınız toplumsal, sosyolojik ve teknolojik atılımları saÄŸlayan kurallarını bahsettiÄŸim eÄŸitim sisteminin günümüzdeki öğreticilerinden öğrenebilirsiniz. Yok ben Kuran’dan baÅŸkasına bakmam diyorsanız size tek diyeceÄŸim ÅŸudur (aklınızın var olduÄŸuna binanen mantıklı bir ÅŸey söylüyeceÄŸim), Peygamberimiz (S.A.V) niye gönderildi o zaman? Mucizeler niye verildi? Ayrıca Kuran’da islam alimleri pek çok ÅŸekilde övülmektedir…Anlayana sivri..